mobil casino sitelerien iyi casino siteleri
DOLAR31,0708% 0.17
EURO33,6790% -0.05
STERLIN39,4560% 0.03
FRANG35,2677% 0.06
ALTIN2.032,57% 0,77
BITCOIN1.626.3891.711
reklam

Birûnî (Ebu Reyhan)

Yayınlanma Tarihi : Google News
Birûnî (Ebu Reyhan)
reklam

Birûnî (Ebu Reyhan)
Tıp Bilgini, Matematik Bilgini, Astronom, Şair
Doğum 04 Eylül, 973
Harzem
Ölüm 13 Aralık, 1048
Gazne
Burç Başak
Diğer İsimler Ebu Reyhan Muhammed b. Ahmed el-Birûnî, Alberuni, Aliboron

Astronomi, matematik, tıp ve tarih bilgini, şair (D. 4 Eylül 973, Harzem – Ö. 13 Aralık 1048, Gazne). Türk kökenli bir İslâm bilginidir. Tam adı Ebu Reyhan Muhammed b. Ahmed el-Birûnî’ olup Türk kökenlidir. Batı dillerinde adı Alberuni ya da Aliboron olarak geçer. Çok yönlü bir bilim adamı olan El-Birûnî, en çok astronomi, matematik, tıp, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınmıştır. İlk derslerini Yunanlı bir bilginden ve aynı zamanda kendisini destekleyip kollayan Harzemli matematikçi ve gökbilimci Ebu Nasr Mansur’dan almıştır.

Küçük yaşta babasını yitirdiğinden Harzemşahlar tarafından korundu, sarayda matematik ve astronomi eğitimi aldı. Buradaki öğretmenleri İbn-i Irak ve Abdussamed b. Hakim’dir. Bu dönemde ve daha 17 yaşındayken ilk kitabını yazdı. Harzemşah Devleti Me’muniler tarafından alınınca Birûnî de İran’a giderek bir süre orada yaşadı. Daha sonra ise Ziyariler tarafından korunmaya başlandı. “El Asar’ul Bakiye” adlı kitabını Ziyariler’in sarayındayken yazdı. İki yıl da burada çalıştıktan sonra memleketine döndü ve Ebu’l Vefa ile gökbilimi üzerine çalışmalar yapmaya başladı.

Birûnî, 1017’de Gazneli Mahmut Harezm Devleti’ni yıkınca, Gazneliler’in himayesine girdi ve sarayda büyük itibar gördü. Bîrünî’nin, ölümünün ardından “âlemin aslanı”, “zamanın yegânesi” diye söz ettiği Gazneli Mahmud (Tahkîku mâ li’l-Hind s. 342) sarayını edip şair ve bilginlere daima acık tutmuştu. Bu ortamda Bîrûnî, Gazne’ye gelişinden itibaren ilk on yıl içinde oldukça verimli bir bilimsel faaliyet imkânı bulmuş, astronomi, matematik ve fizikle ilgili çalışmalarını derinleştirmiştir. Hindistan’ı konu alan ünlü Tahkiku mâ li’i-Hind adlı eseri de bu dönemin önemli bir kaynak ürünüdür.

Gazneli Mahmut’un Hindistan seferine onunla birlikte katıldı. Burada Hintli bilim adamlarının dikkatini çekti ve Hind ülkesi alınınca da Nendene kentine yerleşerek bilimsel çalışmalarına burada devam etti. Sanskritçeyi öğrenerek Hind toplumunun yaşamı ve kültürü üzerine çalıştı. Sonra Gazne kentine döndü ve yaşamının geri kalanını bu kentte yaşadı. Bu dönemi, Birûnî’nin en verimli yıllar sayılmaktadır. Uzun zamandır hazırladığı “Tahdidu Nihayet’il Emakın” (1025) adlı eserini bu dönemde yayımladı. El Birûnî, astronomi üzerine yaptığı en iyi çalışma olan “Kanun-i Mesudi”yi Gazneli Mahmud’un oğlu Mesud’a sundu. Sultan Mesut da bunun üzerine kendisine bir fil yükü gümüş hediye edince, “Bu armağan beni baştan çıkarır, bilimden uzaklaştırır” diyerek hediyeyi geri çevirdi.

Aslında Birûnî eczacılıkta uygulamalı eğitime, kitaplardan çok daha fazla önem vermiştir. Elle tutarak ve gözlemleyerek veri toplamanın insana, kitaptan okumaktan çok daha fazla yarar sağladığına inanmış ve bunu uygulamıştır. Gerçek bir bilim anlayışına sahip olan Birûnî, ırk kavramına da önem vermez, başka bir halkın ileri kültüründen derin bir saygıyla söz ederdi. Aynı biçimde dinler ve düşünceler konusundaki anlatımı sırasında o dinler hakkında itiraz ya da eleştiride bulunmadığı gibi, o dindeki deyimleri aynen kullanmasıyla da dikkat çekmekteydi. Sanskrit dilinden Arapça’ya çevirdiği “Potancali” adlı kitabının önsözünde, “İnsanların düşünceleri türlü türlüdür, dünyadaki gelişmişlik ve esenlik de bu farklılığa dayanır” diye yazmıştır.

El-Birûnî’nin eserlerinin sayısı yüz seksen civarındadır. Yetmiş adet astronomi ve yirmi adet de matematik kitabı bulunmaktadır. Tıp, biyoloji, bitkiler, madenler, hayvanlar ve yararlı otlar üzerinde bir dizi oluşturmuştur. Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze kadar gelebildi. Birûnî’nin eserlerinin Ortaçağ’da Latince’ye çevrilmemiş olması, kitaplarının ağır bir dille yazılmış olmasının bir sonucudur. Ancak kendisinin de dediği gibi, yapıtlarını sıradan insanlar için değil, bilginler için yazmaktaydı. Oysa Harezmi’nin “Zîci’nin Temelleri” adlı yapıtının XII. yüzyılda Abraham b. Ezra tarafından İbranice’ye çevrildiği bilinmektedir. Batı’nın Birûnî’ye ilgisi ise 1870’lerde başladı. O günden bugüne Birûnî eserlerinin bazılarının tamamı ya da bir bölümü Almancaya ve İngilizceye çevrildi.

Çocukluğundan beri kendisinde mevcut olan araştırma tutkusu, çağının bilimsel ve felsefî birikimini yeniden üretici tarzda değerlendirme başarısıyla birleşince döneminin doruğa ulaşan bilim adamlarından biri olmuştur. Nitekim Sarton onun yaşadığı döneme “Bîrûnî çağı” demekte tereddüt etmemiştir. Yine Sarton, onun “bütün zamanların en büyük bilginlerinden biri” olduğunu söylemiştir.

Mektuplarından, Birûnî’nin Aristo’yu bildiği anlaşılıyor. İbn Sina gibi önemli bilginlerle birlikte çalışan Birûnî, Hindistan’a birçok kez gitti. Bu nedenle Hindistan’ı konu alan bir kitap yazdı. Birkaç dile çevrilen bu kitap çoğu bilgine örnek oldu. Birûnî’nin bir de romanı vardır. Ancak Birûnî’nin matematikçi yönü, en çok bilinen uzmanlık alanıdır. Yaşadığı yüzyılın en büyük matematikçisi olan Birûnî, trigonometrik fonksiyonlarda yarıçapın bir birim olarak kabul edilmesini önermiş ve kosinüs gibi fonksiyonlara sekant, kosekant ve kotanjant fonksiyonlarını eklemiştir. Öte yandan Birûnî’nin, yeryüzünde yükseltisi bilinen bir noktadan ufuk alçalması açısının ölçülmesi yoluyla merdiven yayı uzunluğunu hesaplaması da geometri açısından önemli bir çalışmasıdır.

Birûnî’nin astronomi alanında yaptığı çalışmaların başında “Mesudî fi’l Heyeti ve’n-Nücum” adlı yapıtı gelmektedir. “Kanun” adlı eserinde Aristo ve Batlamyus’un görüşlerini tartışma konusu yaparak dünyanın kendi ekseninde dönüyor olma olasılığı üzerinde durması bilim tarihi açısından önemlidir. Ancak bu konuda kesin bir sonuca varamadığı varsayılan Birûnî’nin günümüze değin bu konuda bir eseri ulaşmamıştır. “Nihâyâtü’l-Emâkin” (Mekânların Sonları) adlı yapıtı, coğrafyadan, jeoloji ve jeodeziye kadar bir dizi konudaki yazılarını içerir. Bilim tarihçilerine göre Birûnî, Kopernik’le başlayan çağdaş astronominin temellerini atmıştır.

Değerli taşlar ve mineraller üzerinde çalışmalar yapan Birûnî, çeşitli maddelerin birbirlerinden ayırt edilmeleri yollarından birinin, maddelerin özgül ağır¬lıklarının dikkate alınması olabileceğini söyleyerek bu konuda çağının önemli keşiflerinden birini yap¬mıştır. Ayrıca sıcak su ile soğuk su arasın¬daki özgül ağırlık farkını da tespit etmiştir.

Birûnî’nin felsefe, tarih, dinler tarihi, botanik, tıp ve daha pek çok konuda çalışmaları olmasının yanı sıra, onun bilim tarihinde yaptığı çalışmaların en önemli¬lerinden biri de su kaynakları ve artezyen kuyuları konusundaki çalışmalarıdır. Birûnî, su kaynakları¬nı ve artezyen kuyularını hidrostatik yöntemlerle ve birleşik kaplar esası üzerinden açıklamış, deniz su¬yundan tuz elde etme konusunda araştırmalar yap¬mış, Nişabur civarında yeraltında lağımlar inşa etmiş, kanal, nehir ve kuyulardan dolaplar vasıtasıyla yükseklere su çıkarma gibi çalışmalar yaptı.

Birûnî, yirmi üç katı maddenin ve altı sıvının özgül ağırlıklarını bugünkü değerlerine çok yakın olarak saptamıştır. Tıp alanında da birçok eser veren Birûnî, döneminde bir kadına sezaryenle doğum yaptırmayı başarmıştı. Şifalı otlar ve birtakım ilaçlar üzerine yazdığı “Kitabu’s Saydane”, Birûnî’nin son yapıtıdır. İlaçların yanında bir bitkinin Arapça, Farsça, Yunanca, Sanskritçe ve Türkçe gibi başka dillerdeki adının yer alması etimoloji açısından çok önemli bir gelişmedir. Birûnî, hiçbir eserinde tek bir bilime ya da konuya bağlı kalmayan, bilimi tek bir bütün olarak gören bir bilim adamıdır. Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı onun için,“orta çağda ya¬şamış bir modern çağ düşünürü ve araştırıcısıdır” der.

İrili ufaklı 180 eser veren Birunî’nin bu eserlerinin 13.000 sayfadan oluştuğu tahmin edilmektedir. Ama ne yazık ki bu eserlerden ancak 20 kadarı günümüze ulaşmış ve bunların önemli bulunan 8 tanesi de ancak yayınlanabilmiştir.

Eserleri halen Batı bilim dünyasında kaynak eser olarak kullanılan Birûni’ye Türk Tarih Kurumu, 68. özel sayısını “Bîrûnî’ye Armağan” adıyla yayımladı. Dünyanın çeşitli ülkelerinde Bîrûnî’yi anmak için sempozyumlar, kongreler düzenlendi, pullar bastırıldı. UNESCO’nun 25 dilde çıkardığı Conrier Dergisi 1974 Haziran sayısını Bîrûnî’ye ayırdı.

BAŞLICA ESERLERİ: Kitab-ul cemahir fi ma’rifeti’l cevahir (Eserin ilk bölümünde psikoloji, fizyoloji, sosyoloji, tıp, tarih, ahlâk, fıkıh gibi bilgilere yer verilmiş. İkinci bölüm¬ de ise, mineroloji, madencilik, fizik, kimya, etnoloji gibi konular işlenmiştir), Asaru’l Bakiye ani’l Kurûni’l-Haliye (kronoljik tarihi bilgiler), Kitabu’s Saydane, El asarul-bakiye, EI-Kanûn’ül-Mes’ûdî (kronoloji, trigonometri, astronomi, coğrafya, jeoloji, meteoroloji konularında), Kitabu’t Tefhim, Tarihü’l Hind (Hindistan’ın tarihi, coğrafyası, dini, gelenek-görenekleri hk.), Harezmi Ziycinin Temelleri, Kitab’üt-Tahkîk Mâ li’I-Hind, Tahdîd’ü Nihâyeti’l-Emâkin li Tas-hîh-i Mesâfet’il-Mesâkin (Şehirler arasındaki enlem ve boylamlar vd. astronomik, astrolojik ve jeolojik konular) Kitabü’I-Cemâhir fî Ma’rifet-i Cevâ-hir, Kitabü’t-Tefhim fî Evâili Sıbaâti’t-Tencim, Kitâbü’s-Saydele fî Tıp (Tıp ve eczacılık hk.).

Kapatby ReklamStore
KAYNAKÇA: Zeki Velidi Togan / Umumi Türk Tarihine Giriş (s. 90-94, 1946), Günay Tümer / “Bîrûnî” (Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. 6, s. 206, 1992), Zeki Velidi Togan / “İbn-i Faldan” (TDV Ansiklopedisi, c.6, s. 207-208, 1992), Abdullah Koçin / Çağını Aşanlar (Bilim ve Teknik, Şubat 1991) – “Bilimin Her Dalında İzi Olan Bir bilgin: Ebû’l-Reyhan el-Beyrunî” (Çağını Aşanlar, 1993), İhsan Işık / Ünlü Bilim Adamları (Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, C. 2, 2013) – Encyclopedia of Turkey’s Famous People (2013) – Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (Cilt 12, 2017).

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.