
Maskelerin arkasında ne kadar karanlık yüz varsa, hepsi açığa çıktı.
Ne yazık ki içlerinde sağcısı, solcusu, yolcusu, yolsuzu, cemaati, ana’sı, baba’sı, paşası, muhafazakarı, milliyetçisi ne arasanız vardı.
Çünkü ipin ucu puştun elindeydi.
Aslında 28 şubat bir süre daha devam etmesine rağmen, Erbakan kuklalarla, kuklacıların bağlarını bir daha düğümlenemeyecek şekilde kopardı.
Uluslararası güçler ve yerli işbirlikçileri artık ne kadar uğraşsalarda bir daha istedikleri sonuca ulaşamadılar.
Çünkü; Erbakan yaptığı mücadele ile syonizmin ve bu ülkede kurduduğu sistemin helvadan putlarının bertaraf edilebileğini gösterdi.
Ordunun, bürokrasinin, siyasetin, basının, sanatın, sendikaların ve iş dünyasının içine sirayet etmiş siyonizmin putlarının açığa çıkarılması onların daha kolay yenilmesine vesile oldu.
28 Şubat’ta, Erbakan dik duramadı diyen fikir yoksunları, bugün sahip oldukları konumlarını, Erbakan’ın, kuklacıların bütün oyunlarını bozması planlarını alt üst etmesi ve helvadan putlarını açığa çıkarması sayesinde elde ettiği zemine borçlular.
Erbakan’ın mücadelesi milletin yeniden tarihi değerleri ile buluşmasını sağlayan,sessiz bir (devrim)dönüşümdü.
Bu nedenle Erbakan'a savunan adam demek onun mücadelesine haksızlık etmektir.
Erbakan'ın mücadelesi değiştiren, dönüştüren, devrimleri deviren,millete yeniden ruh ve heyacan katan atak bir mücadele idi.
Erbakan, sen ülkeye şeriat getirmek istiyorsun diye yargılandığı mahkeme arasında mahkeme salonuna seccade seren adamdı.
Tarihinden koparılan milleti, yeniden tarihi değerleri ile buluşturmaktan daha anlamlı devrim olabilir mi ?
Bu nedenle Erbakan O süreçte yaşananların tarihin akışı içinde nokta kadar değeri yoktur demişti.
Geldiğimiz noktada 28 Şubat tan sadece Erbakan ve ortaya koyduğu değerler mücadelesi varlığını sürdürürken, ona düşmanlık edenler, partileri ile, ünvanları ile, apoletleri ile tarihin karanlık sayfalarında kaybolup gittiler.
Çoğunun adını hatırlayan bile kalmayacak.
Bugün milliyetçisi, sağcısı, solcusu, dincisi, dinsizi, laik’i, çağdaşı hep bir ağızdan Erbakan’ın haklılığını haykırıyor olması, onun zihinlerde nasıl bir (devrim) dönüşüm yaptığının isbatıdır.
Önümüzdeki yıllar, bu isbatın vücut bulmuş haline gebedir...
Maşallâh Söğüt


