
İnsan’ın İnsan’ı tükettiğini, kendi hayatımızdan biliyoruz.
Marifet, İnsanların içinde iken, Allah ile birlikte olabilmektir.
İnsanlardan beklenti ve beğenileri içinde olmak bir insanın kendisine yapacağı en büyük kötülüktür.
Güzel huylu insanlarla yolculuk yapmak insanı güzel kıldığı gibi güzel sonucada katkı sağlar ve insanı huzurlu kılar.
Kötü huylu insanlarla yolculuk yapmak ise insani vasıflarımızı kötüleştirmeye başladığı gibi, sonuçlarıda olumsuzluğa doğru gider, bu durumda insanı husursuz kılar.
Huzursuzluk ise yarayı derinleştirir.
Şair insan İçin diyor ki !
Biri gelir seni, sen eder.
Biri gelir seni senden eder.
Seni senden ve Allah’tan uzaklaştıracak insana dikkat et.
Gazali; arkadaş odur ki seni Allah'a yaklaştırsın diyor.
Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar bize neyi hatırlatıyor, iyiliğimi, kötülüğümü ?
Çünkü insan, insan da onarılmaz yaralar açıyor.
Kimi cehaletinden, kimi gafletinden, kimide ihanetinden dolayı.
Hain’in açtığı yara sarılıyorda, cahilin açtığı yaranın tedavisi uzun sürüyor, çünkü o yara içten içe kanıyor ve geç farkediliyor.
Hainler korkarak ihanet yaparken, cahiller ise yaptıklarını ben biliyorum diye yapıyor.
Bu nedenle bize kimden gelirse gelsin, gelen haberi araştırmalıyız ve diğer insanların övgü ve yergilerinde kaybolarak cehaletin ve ihanetin değirmenine su taşıyanlardan olmayalım.
Bilmeliyiz ki, bize duyulan güven, sevgi, saygı, hoşnutsuzluk ne varsa kendi eserimizir.
Biz nerede ne ile karşılaşırsak karşılaşalım bu kendimizden başkası değildir.
Bu nedenle, başkalarını suçlamadan önce kendi eylemlerimize ve söylemlerimize dikkat etmeliyiz.
İnsanoğlu, kendisinin yaptığı bütün hataları unuturda, başkalarının yaptığı bir hataya bütün sorumlulukları yükler.
Kim kazanır ?
Başkalarının yaptığı hata ve davranışlarında kaybolmadan, övgüye ve yergiye kulak asmadan, hesap gününü unutmadan, işini ve görevini hakkıyla yapan kazanır.
Bize düşen sorumluluk başkalarının yaptığı hata ve yanlışlıklarda, hakkımızda bulundukları olumlu olumsuz (ZAN) da kaybolmadan, kendi hatalarımızı azaltarak, inandığımız değerler uğruna mücadele edebilmektir.
Yolculuk yapılamayacak hale geldiğinde ise, gereğini yapmaktır.
Nerede ? nerede olursa.
Çünkü her insan, kendisine verilen zamandan, bilgiden, aldığı görevden yaptıklarından ve yapması gerekirken yapmadıklarından sorumludur.
Unutma, insanların istek ve beklentilerinde, övgü ve yergilerinde kaybolursan, sadece kendin kaybedersin.
Cedelden uzak durmak ise herkesin harcı olamıyor.
Ancak; Peygamber efendimiz iki parmağını birbirine sürterek buyuruyor ki, kim haklı olduğu halde cedelden vazgeçerse ahirette benimle yakınlığı böyledir.
-
Maşallah Söğüt


