
Ülkemizin ve Kocaeli’nin sokaklarında sessiz ama çok tehlikeli bir madde yayılıyor. Asıl amacı nöropatik ağrı tedavisi için geliştirilen pregabalin etken maddeli ilaçlar (piyasa adıyla Lyrica ve muadilleri), bugün "ilaç" olmaktan çıkmış, gençliğimizi saran bir "zehirli örümcek ağına" dönüşmüş durumda.

Resmi veriler, bu tehlikenin ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın verilerine göre, "sentetik ecza" kategorisindeki yakalamalar her geçen yıl katlanarak artıyor. Sadece 1 Ocak-25 Nisan 2026'nın tarihleri arasında yapılan operasyonlarda, Türkiye genelinde 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bu rakamın bir kısmını pregabalin türevi sentetik ilaçlar oluşturuyor. Mayıs 2025'te Mersin'de tek bir depoda 812 kilogram pregabalin maddesi ele geçirilmişti. Bu madde ele geçirilmeseydi nasıl bir laboratuvarda gerekli işlemlerin ardından kullanıma hazır olacaktı? Bu miktar milyonlarca gencin zehirlenmesine yetecek devasa bir miktardır.
Lyrica ile muadilleri "Kırmızı Reçete" kapsamında. Ancak "Örümcek Ağı" burada devreye giriyor. Sokaktaki zehir tacirleri, yasal boşlukları ve usulsüzlükleri kullanarak bu ilaçları halka ulaştırıyor.
Bir kutu antibiyotiğin bile reçetesiz temin edilemediği Ülkemizde bu ilaçlar bütün sokaklarda elden ele geziyor. İstanbul Ecza Odası ve Sağlık Bakanlığı'nın uyarıları, şebekelerin "sahte manuel raporlar" ile eczanelerden toplu ilaç temin etmeye çalıştığını kanıtlıyor.
Bu sistemde kimlerin parmağı var?
Bu raporlar kimler tarafından oluşturuluyor?
Sokaklarda bu dağıtım ağını kimler yönetiyor?
Yolda yürürken yanınızdan geçen gençlerin konuşmalarında dahi ismini duyduğumuz bu ilaç kimler tarafından sokaklara yayıldı?
2016 yılından beri çeşitli Hastane ve Sağlık Merkezlerinde aktif olarak Sağlık personeli olarak çalışıyorum, bizlerin dahi çok nadir duyduğu bu ilaç ve türevleri gençlerin cebinde nasıl bu kadar rahat bulunabiliyor?
Bu ilaç, kullanıcıyı önce fiziksel bir rahatlama vaadiyle ağına çekiyor, ardından merkezi sinir sistemini esir alarak kişiyi iradesiz hale getiriyor. Bağımlı birey, ilaca ulaşmak için her türlü suça meyilli hale geliyor.
Bütün siyasi partiler, STK’lar, kamu kurum ve kuruluşları ivedilikle bu konuda tedbir alınması için gerekli adımları atmalı, yetkililer dağıtım ve satışına yönelik ‘’gerçek’’ önlemleri almalıdır. Bu konu daha önceki süreçlerde olduğu gibi sokakta ‘’torbacı’’ yakalamaktan öteye geçmeli ve en üst kademelerden başlayarak gerekli tahkikat yapılmalıdır.


