
![]()
Son günlerde Kocaeli yerel basınında ve resmi kurumların açıklama bültenlerinde sıkça karşılaştığımız bir başlık var: "Kocaeli’de Uyuşturucuya Geçit Yok." Düzenlenen dev operasyonlar; tonlarca uyuşturucu maddenin, milyonlarca sentetik hapın ele geçirilmesi ve onlarca şüphelinin tutuklanması, emniyet ve jandarma ekiplerimizin sahada nasıl amansız bir mücadele verdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Kocaeli Valiliği, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’nın haftalık bilançolarına baktığımızda yüzlerce olaya müdahale edildiğini, sokak satıcılarına ve sevkiyat ağlarına göz açtırılmadığını görüyoruz.
Güvenlik güçlerimizin bu kararlı duruşu, evlatlarının geleceği için endişelenen her anne babanın yüreğine su serpiyor. Ancak masanın diğer tarafına bakıp şu hayati soruyu sormak zorundayız: Polis ve Jandarma yakalıyor! Peki bu zehir neden hâlâ sokaklarımızda, okullarımızın çevresinde ve en acısı gençlerimizin avuçlarında nasıl dolaşmaya devam ediyor?
Asıl mesele, gençliği bu bataklığa çeken nedenleri ortadan kaldırmaktır. Bugün gençlerimizi bu ağa düşüren en kritik faktörler ne yazık ki ahlaki erozyon ve denetimsizliktir.
Güvenlik raporlarında da vurgulandığı üzere zehir tacirleri artık sadece karanlık sokak başlarında değil; sosyal medya uygulamalarında, şifreli mesajlaşma gruplarında cirit atıyor. Dahası, popüler kültür adı altında sunulan bazı dizi, film ve müzik içeriklerinde uyuşturucu kullanımı "özgürleşme", "havalı bir yaşam tarzı" veya "dertlerden kaçış yolu" gibi işleniyor. Aile ile iletişimin zayıflaması, gençlerin kendilerini ait hissedecekleri sağlıklı bağlardan yoksun kalması büyük bir boşluk yaratıyor. Merakla başlayan süreç trajediyle sonuçlanıyor. Özellikle "sentetik ecza" ve metamfetamin gibi kimyasal zehirlerin ucuza ve hızlı şekilde üretilip dağıtılabilmesi, tehlikenin boyutunu her geçen gün artırıyor.
Devletimizin güvenlik bürokrasisi üzerine düşeni yapıyor; ancak uyuşturucu belası için yalnızca adli ve polisiye tedbirler yetmez. Toplumsal bir seferberlik ruhuna ihtiyacımız var:
Ahlaki değerlerimizi korumadan, aile bağlarımızı güçlendirmeden ve gençlerimize umut dolu bir gelecek inşa etmeden bu bataklığı kurutamayız!
Emir İhsan Kam
08.09.2026

