Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
10 °

İDARECİLERİN YETERSİZLİĞİ.

Eğer bir millet yıkılacaksa, dışarıdan değil içeriden yıkılacaktır, diyor. (A. Lincoln)

Ekran görüntüsü 2026-02-26 005930

Yukarıdaki sözü ve dünyadaki yansımalarını görünce diyoruz ki, milletler, gelecekteki sıkıntıları en az zayiatla atlatmak ve milletine yeni ufuklar açmak İçin geniş düşünen insanlar (idareciler) yetiştirmek mecburiyetindedir.
Makam, mevki, memuriyet, ihale, miletvekili sıralaması, belediye başkan adaylığı bekleyen düşüncelerle haraket edenler ve rahatına düşkün bürokratik anlayışla büyük planlar yapılamaz.
Milletine karşı dürüst davranmayan ve sürekli karar değiştiren, toplumunu yanıltan idarecilerin işbaşına gelmesi ise o toplum İçin felakettir.
İstikameti düzgün olmayan, söylediği ile yaptıkları birbirine uymayan, gizli ajandası olan idarecilerin milletin işini sağlıklı yürütmesi düşünülemez.
Kalbi başka, sözü başka, işi başka olan insanlara değil devlet işleri, sıradan işler bile emanet edilemez.
Aceleci, istikrarsız, fikirsiz, kararsız ve sabırsız insanlarda devlet yönetimi gibi ağır işlerin üstesinden gelemez.
Zorluklar karşısında erken pes eden kişilerde idarede verimli olamaz.
İdarecide şu iki vasfın bulunması elzemdir.
Bunların biri İnanç diğeri ise İlimdir.
Ehliyet ve liyakat İlim babının içinde saklı.
Bir idarecide İlim var ve inanç yoksa zorlukların üstesinden gelme gayreti gösteremez.
Eğer inanç varda İlim yoksa bu defada çözmesi gereken sorunların üstesinden gelemez.
“İnanç bilgiyi desteklemezse, o bilgi cemiyeti çile çekmekten kurtaramaz diyor” (Cemil Meriç)
Buna misalen diyoruz ki, Sultan Fatih’in İstanbul’un fethini gerçekleştirmek için verdiği mücadele inanç, gemilerin karadan yürütülmesi ise (İlim)
yani bilgidir.
İdarecilerin en önemli görevlerinden biride yapılacak olan şeyler için inanç (motivasyon) meydana getirmektir.
Çünkü insanlara yapacağı işin inancını aşılamak, onun gücünü kat be kat artırmak demektir.
Tarihin büyük olayları, çoğu zaman inançlarından başka dayanakları olmayan insanlar tarafından aksiyon haline getirilmiş ve bir çok zaferler elde edilmiştir.
İdarecilerin bilgisizlik ve beceriksizlikleri yüzünden nice topluluklar zarar görür, niceleride idarecilerin tavır ve davranışları yada yanlışları yüzünden devletine, milletine ve ait olduğu teşkilata küser, bu durum toplumsal huzursuzluklara yol açar.
Şair diyor ki !
“Ferman’ın, fermanla hükmü giderde,
Gönül fermanına ferman kar etmez”
İdarecilerin bilgisizlik, gaflet ve beceriksizlikleri sonucu toplulukların kurumlara ve devletine karşı gönül yarası onarılamaz hale gelir.
Bu durum o cemiyette,ülkeye ve millete büyük zararlar verir.
Tabi idareci kötü niyetli ise o bambaşka bir şey ve bu yazının konusu değil.
Mevlana diyor ki; “Bilgi, mal, mevki ve hüküm kötü kişilerin elinde fitnedir.”
Bu fitne içinde bulunduğu topluluğu yakar.
İdareciler için bir başka önemli konu ise
rehberleridir. (danışılan, fikir alışı yapılan kişiler)
İdareciler, onların hem bilgi olarak beslendiği kaynaklara, hemde kendi önüne koyduğu çözüm tekliflerine dikkat etmek zorundadır.
Şair diyor ya !
Gezdim siyasetin Saray’larını,
Devler aynasında cüceler gördüm.
Seferber etmişler dünyalarını,
Başında rütbesiz niceler gördüm.
İdareci seçerken, yapabileceği hizmetleri değilde, aman bana yakın olsun, oğlunu kızını gelinini damadını işe koyma hesabı veya ihale alma yada benim işim görülsün diye düşünüyorsak, zaten hiç bir şeyin düzelmeyeceğini bilmeliyiz.
Merhum Erbakan hocamın şu sözü ile bitirelim.
“Ne mutlu ibadet aşkı ile bu ülkenin temiz insanlarına hizmet etmek için mücadele edenlere.”

 

Maşallah Söğüt

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.