Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
10 °
  • ANASAYFA
  • GENEL
  • Senin Hırsızın’mı, Benim Hırsızım’mı. Yada Kimin Ahlaksızlığı.

Senin Hırsızın’mı, Benim Hırsızım’mı. Yada Kimin Ahlaksızlığı.

İnsanlar kabul etmeselerde artık Allah’tan çok içinde bulundukları topluluktan, çevrelerinden, menfaatlerinden ve rahatının bozulmasından korkuyorlar.

Ekran görüntüsü 2026-03-02 215055

Bunun için de bin bir bahane ve yalan uyduruyorlar.
İnsan kendine o kadar çok yalan söylüyor ki, bu yalanların içinde kaybettiği gerçekleri artık kavrayamaz hale geliyor.
Bir süre sonra kendisini her türlü yanlışı, yalanı, zulmü, hırsızlığı ve ahlaksızlığı savunma mekanizmasına dönüştürüyor.
Bu nedenle haklı olanın ve adil olanın yanında yer alamıyorlar.
Haklıya, haklıdır diyemiyorlar.
Bu bizden değil diye iyiye iyi, güzele güzel, faydalıya faydalı diyemeyecek hale geldik.
Biz insanlarda doğru ve yanlış, faydalı ile zararlı, iyi yada kötü, helal veya haram, Adalet ve zulüm kavramı birbirine karıştığı için hak ve hakikatten yana tavır almakta zorlanıyoruz veya tavır alamıyoruz.

Bizdense her şey mübah, yada kol kırılır yen içinde kalır diyerek, başkalarının yaptığı pislikleri savunarak, kalbimizi ve aklımızı kangrene çevirdik.
Toplum olarak fikri ve ahlakı o kadar çok kirletildik ki, aklımız ve gönlümüz kendi zalimimize mazlum rolü biçer hale geldi.
Çünkü menfaat ve beklentilerimiz, nefretimiz yada tarafgirliğimiz aklımızın ve vicdanımızın önünü kapatıyor.
Halbuki kapalı kapılar ardında yaşanan ahlaksızlıklar deşifre edildikçe bütün toplumun üzerine sıçrıyor, peygamberimizin tabiri ile zayıf karekterli insanlar o kötülüğe meylediyor ve böylece kötülükler yangınlaştıkça yaygınlaşıyor.

"Çünkü milyonlarca insan, sevdiklerinin her yalanında bir doğru, sevmediklerinin ise her doğrusunda bir yalan arama hastalığına yakalanmış, bir türlü gerçeği kabüllenemiyor."
Bu durum her bir insanı ait olduğu grubun hata ve kusurlarını, kötülüklerini, ahlaksızlıklarını ve hırsızlıklarını gizlemeye veya inkar etmeye, diğer grupların ise hata ve kusurlarını açığa çıkarmaya ve yaygınlaştırmaya sevk ediyor.

Ne kadar çok kötülük meydana çıkarılıyorsa, kötüler ve kötülükler aynı oranda çoğalıyor.
Artık senin kötülerin ve benim kötülerim oluyor.

Kötülere sahip çıkmak ise kendi halinde yaşayan insanları o kötülüklere ya meylettiriyor veya bulaştırıyor.
Böylece kötüler ve kötülükler yaygınlaşıyor.

Bu duruma en çok basın yayın,sosyal medya ve cehalet içinde kalan siyasetçiler ve taraftarları sebebiyet veriyor.
İnsanlar yüzlerini Allah'a döndürmedikçe, her dönemin güçlülerine dönmeye ve yaranmak için uğraşmaya devam edeceklerdir.
İnsanlar bilgiye dayalı hak ve adalet duygusundan uzaklaştığı oranda, Allah'a olan uzaklığı, çıkar ve menfaat beklediği kişi ve gruplara yakınlığı artıyor.
Anadoluda şöyle bir tabir kullanılır.
Kork, Allah'tan korkmayandan.

Bu nedenle bir çok insan kendisinden korkulur hale gelmiştir.
Taraf tutan topluluklar ise kendi kötülerinden değil, karşıt olarak gördüğü iyilerden korkar hale gelmiştir.
Çünkü bir çok insan, Allah'tan korkmayı unutmuştur ve kendi kafasında başka korkular üretmiştir.
İnsan, en çok ta kendisine zulmediyor, çünkü zulmün müsebbiblerini bizzat kendi elleriyle besliyor, bu bizdendir diye.
İnsanların içine düştüğü en büyük yanlış ise, çalıyorsa, ahlaksızlık yapıyorsa bile hizmet ediyor ya yanlışıdır ki, işte bu anlayıştan korkmak gerekir.
Çünkü en çok bu anlayış, idarecileri bizzat yanlışa sevkediyor.

  • Maşallah Söğüt

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.