Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
10 °

SİYASETİ NE İÇİN YAPIYORSUN ?

İbni Haldun siyaseti tarif ederken, Siyaset, insanları dünyada ve ahirette kurtuluşa erecekleri yola ulaşmaları için yapılan irşat ve mücadele sanatıdır diyor.

Maşallah SÖĞÜT

Bizim inancımıza uygun siyasetin tarifi bu da, siyaset yapanlar bu tarife uyuyor mu işte orası düşündürücü.
İnsan önce iyilik için mücadele ettiğini söyleyerek yola çıkıyor, bir süre sonra fıtratı gereği istekleri, arzuları ve beklentileri onu bulunduğu yerin huzursuzluğu haline getiriyor.
Şöyle bir değim vardı.

Kimi insanlar vardır ki girdiği yerde bulunanları mutlu eder, kimi insanlarda vardır ki terkettiği yerdeki insanları mutlu eder.
Biz hangisiyiz onu bilemeyiz, ama bu durum normal hayatta da, iş hayatında da böyledir.
Fakat siyasi ortamda her karakterde ki insanlar üç beş taraftar bulabiliyor.

Siyasi arenadaki huzursuzluklar, genelde arzu ve isteklerine kavuşmak İçin mücadele edenlerin sayılarının artması ile ilgili.
Dolayısıyla insanlar kiminle arzu ve isteklerine kavuşma ümidi görürlerse onun etrafında kümelenmeye başlar.
Etrafında toplanılan,”insanlar”bir süre sonra kendilerine güç vehmederek artık bulundukları ortamların huzursuluğunun aktörü haline gelirler.
Etrafına toplananlar ise aslında istedikleri kişi etrafına toplandıkları kişi olmasada,arzu ve isteklerinin yada beklentilerinin önündeki engelde değildir.
Çünkü bir çok insan makam mevki ve konumunu kaybettiğinde ilgi ve itibar görmeyeceğini biliyor, bildiği içinde bulunduğu yere mıknatıs gibi yapışmaya çalışıyor.
Dolayısıyla etrafında varolmaya başladıkları kişi yada kişilere kendisini elde ettiklerine sahip olmaya devam edecek mıknatıs görevi olarak görüyor.
İnsanların tavır, davranış, yaşayış, eylem ve söylem farklılıkları, yapılan hesaplar, beklentiler uzun süre gizlenemiyor, bu durum etraftaki işini hakkıyla yapan diğer insanların hoşnutsuzluğuna sebep oluyor.

Bu tip insanlar ve davranışlar genelde toplumların huzursuzluk kaynağı haline geliyor.
Eğer insanlar dilleriyle söyledikleri gibi siyaset yapsalardı, İbni Haldun’un tarif ettiği mücadeleyi yapacaklardı ki,
bunun İçin de hiç bir bozgunculuğa gerek kalmazdı.
Çünkü öyle bir mücadelede herkesin hakettiği ödülü ahirette karşısına çıkacak.

Bir insanın siyasi mücadelesi diğer insanların kurtuluşu içinse o insan bütün arzu ve isteklerinden, beklentilerinden uzaklaşması gerekir.
Böyle bir insan topluluğunun olduğu ortamlarda huzursuzluk olmaz, huzursuzluğun kaynağı olanlarda etrafında kimseyi bulamaz.
İnsan ilahi kaynağından uzaklaşarak kirlendi, kendisi ile birlikte arzu ve istekleride kirlenince, insan yaptığı her şeyi kendine hak görmeye başladı.
Her insan kendine dönük hak isteği ile ortaya çıkınca yukarıda tarif edilen siyaset anlayışı değil, makam, mevki, menfaat, güç ve enaniyet politikası (artık ona siyaset denilemez) ortaya çıktı.
Ancak insanoğlu sahip olduğu bu kötülük vasfının üzerini, ben insanlara hizmet için yola çıktım veya hizmet ediyorum diyerek hep örtmeye çalışır.
Bu nedenle toplulukların sorunları kolay kolay çözülmez.

Çünkü siyasette enaniyet tuzağına düşenler, etraflarında kolay kolay başarılı, temiz kalabilmiş, işini hakkıyla yapan veya güvenilir insanlar bulundurmak istemezler, bir gün yerimi alır diye.
Ancak İbni Haldun un tarifinde olduğu gibi bir insan’ın gayesi sadece diğer insanların dünyada ve ahirette kurtulmaları içinse, işini hakkıyla yapanlara her zaman görev hazırdır.
Çünkü o tip insanlar, beslendikleri ilahi kaynaklar nedeniyle başkalarının kurtuluşu İçin mücadele ederken, arzu ve isteklerinin esiri olarak kendilerini de ateşe atmaktan imtina ederler.
Fakat nefsini, arzu ve isteklerini kendisine binek edinen insanlardan aynı hassasiyet sadır olmaz.
Siyaset bir sanat olarak değerlendirildiğine göre, bizim ülkemizde sanat çok az, fakat artist çok fazla gözüküyor.
Her kim nerede kiminle ne yaparsa yapsın, tek başına ölecek ,mezara tek başına girecek,h esabını tek başına verecektir.
Orada herkesin kesin şahitleri olacak.
Bu şahitler İnsanın kendi yaptıklarından başka bir şey değildir.

Maşallah Söğüt

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?