
![]()
Yıllardır konuşulur hatta bilimsel çalışmalar bile yapıldı! Hız treninde böbrek taşı düşürebilirsiniz! Journal of the American Osteopathic Association’da yayımlanan bir araştırmaya göre hız trenleri
küçük böbrek taşlarının düşmesine yardımcı oluyor. Peki bizimle alakası ne?
Bazı şehirlerde insanlar sağlık sorunlarına çözüm bulmak için hastanelerin yolunu tutar. Bizde ise iş biraz farklı! Böbrek taşınız mı var? Öyleyse size bir tavsiyem var: Aracınıza binin, Derince'nin çukurlarla dolu caddelerinde şöyle bir tur atın. Belki böbrek taşınızı düşürürsünüz! Tabii taşınız düşerken aracınızın amortisörleri, lastikleri ya da ön takımından bir şeyler eksilmezse…
Şaka bir yana, çektiğim ironik videonun arkasında aslında hiç de gülünecek bir mesele yok. Derinliği gün geçtikçe artan çukurlar, bir türlü tamamlanamayan altyapı çalışmaları, kazılıp bırakılan yollar ve sürücülerin her gün yaşadığı mağduriyetler… Bütün bunlar artık vatandaşın sabrını zorlayan, günlük yaşamını doğrudan etkileyen bir sorun hâline geldi.
İnsan güler mi, ağlar mı? Gülersiniz, çünkü trajikomik halimiz ancak böyle tiye alınır; ağlarsınız, çünkü bu memleketin insanı, sürücüsü, yayası her gün bu eziyeti çekmek zorunda değil. Peki, ben bu videoyu neden çektim (ya da bu haklı isyana neden omuz verdim)? Çünkü Derince’de "bitmeyen altyapı çalışmaları" artık bir hizmet olmaktan çıkıp vatandaşın sabrını sınayan bir sabır testine dönüştü.
Derince’nin sokaklarında şöyle bir tur atmak, adeta mayın tarlasında yürümeye benziyor. Bir kurum kazıyor, boruyu döşüyor, işi bitiyor; fakat arkasından yamalı bohçaya dönen o yolları kapatmak kimin aklına gelmiyor muamma! Açılan çukurlar, rögar kapaklarının yola tam oturmayışından ötürü oluşan devasa tümsekler ve köstebek yuvasını andıran güzergahlar…
Elbette altyapı çalışmaları yapılacak. Su hatları yenilenecek, kanalizasyon sistemleri düzenlenecek, elektrik ve iletişim altyapısı geliştirilecek. Bunların hepsi şehirlerin ihtiyaç duyduğu işler. Ancak hizmet üretmek adına başlatılan çalışmaların, hizmetin kendisini eziyete dönüştürmemesi gerekiyor.
Bir cadde kazılıyorsa bunun bir planı, takvimi ve denetimi olmalı. Çalışmayı hangi kurumun yürüttüğü, ne zaman başlayıp ne zaman tamamlanacağı belli olmalı. İş bittiğinde de geriye yalnızca toz, çamur, çukur ve vatandaşın şikâyeti bırakılmamalı. Çünkü altyapı çalışmasının tamamlanması, yolun bir kenara bırakılması anlamına gelmez. Asıl işlerden biri de yolu güvenli, düzgün ve kullanılabilir hâle getirmektir.
Çukurların içi su dolunca derinliği görünmez oldu; sürücüler için her su birikintisi, aracın lastiğini veya jantını feda edeceği gizli bir tuzak halini aldı. Vatandaş çamur deryası içinde evine, işine gitmeye çalışırken; lağım sularının taşması da işin tuzu biberi oldu. Altyapı çalışması bitti denen yerlerde bile ilk sağanakta yaşanan bu manzaralar, yapılan işlerin kalitesini ve denetimsizliğini açıkça gözler önüne seriyor.
Son söz olarak; evet, böbrek taşınız varsa Derince yolları size şifa (!) dağıtıyor olabilir ama bizim ne böbrek taşımızdan medet umacak bir sağlıksızlığa ne de bu çileyi çekmeye mahkum edilen bir sabrımız kaldı. Derince’nin yollarını düzeltmek için daha ne kadar yağmur yağması, kaç aracın alt takımı dağılması gerekiyor?
EMİR İHSAN KAM
19.10.2026

