
![]()
Bir yağmur yağıyor, Kocaeli'nin düzeni bozuluyor! Yollar göle dönüyor, vatandaş mağdur oluyor, ulaşım aksıyor. Okullar tatil ediliyor ama aynı gün planlı elektrik kesintisi yapılabiliyor. Peki, bu şehirde kurumlar ne zaman hazırlıklı olacak?
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan 2027 yılı tahmini bütçesi, Büyükşehir Belediye Encümeni'nde görüşüldü. Kocaeli'nin 2027 yılı bütçesinin 97 milyar TL olarak belirlenmesi, beraberinde önemli bir soruyu da getiriyor: Bu kadar büyük bir bütçenin Kocaeli'de karşılığı nerede?
15 Ekim'de etkili olan şiddetli yağışın ortaya çıkardığı manzara ortada. Kandıra'da taşan dereler ve mahsur kalan vatandaşlar, Başiskele Seymen'de sular altında kalan alt geçit, İzmit'in Turgut, Tavşantepe ve Plajyolu mahallelerinde yaşanan su baskınları, D-130 karayolunda sürücülerin ilerlemekte zorlanması, Körfez'de ve Kandıra yolunda meydana gelen heyelanlar... Bunlar, yalnızca birkaç saatlik yağışın kentte oluşturduğu olumsuzlukların sadece birkaç örneği.
Üstelik yağış öncesinde meteorolojik uyarılar yapılmış, Valilik okulları tatil edecek kadar ciddi bir risk öngörmüştü.
Elbette hiçbir bütçe doğanın bütün etkilerini ortadan kaldıramaz. Ancak 97 milyar TL'lik bir bütçeye sahip büyükşehirde vatandaşın her kuvvetli yağışta sel, su baskını, heyelan ve ulaşım sorunlarıyla karşı karşıya kalması da normalleştirilemez.
Kent genelinde etkisini artıran sağanak, bir kez daha altyapı sorunlarını, su baskını risklerini ve kurumların afetlere hazırlık konusundaki eksikliklerini gündeme taşıdı.
Aslında Kocaeli için bu manzara yabancı değil. Her kuvvetli yağışta benzer endişeler, benzer mağduriyetler ve benzer tartışmalar yaşanıyor. Yolların suyla kaplanması, bazı bölgelerde su baskınları, ulaşımda yaşanan aksamalar ve günlük hayatın felç olması artık sıradan bir tabloya dönüşmemeli.
14 Ekim akşamı Kocaeli Valiliği tarafından yapılan açıklamayla, yağışların devam edeceği ve şiddetini artıracağı değerlendirilerek 15 Ekim Perşembe günü il genelindeki tüm eğitim kurumlarında eğitime bir gün ara verildi. Bu karar, hava koşullarının oluşturduğu riskin ne kadar ciddi görüldüğünü ortaya koyuyor.
Peki, böylesine ciddi bir hava koşulunda yalnızca okulların tatil edilmesi yeterli mi?
YİNE AYNI TABLO!
Elbette hiçbir kurumdan doğanın bütün etkilerini ortadan kaldırması beklenemez. Ancak beklenen yağışa karşı mazgalların temizlenmesi, yağmur suyu hatlarının kontrol edilmesi, dere yataklarının gözden geçirilmesi, su tahliye sistemlerinin çalışır durumda tutulması ve riskli bölgelerde gerekli tedbirlerin önceden alınması beklenir.
Vatandaşın her yağmurda aynı korkuyu yaşaması, aracını su basacak mı, evine su girecek mi, işine ulaşabilecek mi diye düşünmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Burada sorulması gereken çok açık sorular var:
Kocaeli'nin hangi bölgeleri yağışlarda sürekli risk altında? Bu bölgeler için kalıcı çözüm üretildi mi? Altyapı yatırımları yeterli mi? Kurumlar arasında etkili bir koordinasyon mekanizması bulunuyor mu?
Yoksa her yağmurdan sonra günü kurtaracak müdahalelerle bir sonraki yağmuru beklemeye mi geçiyoruz?
ELEKTRİK KESİNTİSİ!
Gelelim bir başka dikkat çekici konuya;
Kocaeli Valiliği, şiddetli yağış nedeniyle 15 Ekim'de okulları tatil etme kararı alırken aynı gün için planlı elektrik kesintisi programlarının bulunması da vatandaşların tepkisini çekebilecek ciddi bir çelişki oluşturuyor.
Burada özellikle SEDAŞ'a sorulması gereken sorular var.
Yağışın etkisini artırmasının beklendiği, okulların güvenlik gerekçesiyle tatil edildiği, vatandaşların mümkün olduğunca tedbirli olmaya çağrıldığı bir günde planlı elektrik kesintisi yapılmasının gerekçesi nedir?
Bu çalışmaların başka bir güne ertelenmesi mümkün değil miydi?
Şebeke bakım ve yenileme çalışmalarının elbette yapılması gerekiyor. Ancak planlama yapılırken hava koşullarının, vatandaşların ihtiyaçlarının ve olası risklerin de dikkate alınması gerekmez mi?
Üstelik burada mesele yalnızca bir süre elektriksiz kalmak değil. Okulların tatil edilip çocuklarımızın evde olduğu bu günde kombiler çalışmayacak ısınma ve sıcak su sorunu oluşacaktır. Yavrularımızı dışarıdaki havadan korurken evde üşümeleri 2026 Türkiye'sinde kabul edilebilir bir durum değildir.
Şiddetli yağışın yaşandığı bir günde elektrik kesintisi; bodrum ve zemin katlarda su tahliye pompalarının çalışmamasına, asansörlerin devre dışı kalmasına, iş yerlerinin faaliyetlerini sürdürememesine, elektronik haberleşme ve internet erişiminde aksamalara neden olabilir. Elektrikle çalışan tıbbi cihazlara ihtiyaç duyan vatandaşlar açısından ise çok daha ciddi riskler ortaya çıkabilir.
Trafik ışıklarının ve bazı altyapı sistemlerinin devre dışı kalması ihtimali de şehir içi güvenliği açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Yağış nedeniyle zaten zorlaşan günlük yaşam, bir de elektrik kesintisiyle daha büyük bir mağduriyete dönüşebilir.
SEDAŞ'A AÇIK SORULARIMIZ VAR!
SEDAŞ, Kocaeli'deki elektrik dağıtım şebekesinin işletilmesi ve bakımından sorumlu kuruluş olarak vatandaşların bu konudaki sorularına açık ve tatmin edici yanıt vermelidir.
- Şiddetli yağış uyarısının bulunduğu bir günde planlı kesinti yapılmasının teknik zorunluluğu nedir?
- Kesintilerin ertelenmesi veya saatlerinin değiştirilmesi değerlendirildi mi?
- Elektrik kesintisinin su tahliye sistemleri ve diğer altyapılar üzerindeki olası etkileri hesaplandı mı?
- Elektrik kesintisi yaşanacak bölgelerde vatandaşlara yeterli bilgilendirme yapıldı mı?
- Olumsuz hava koşulları nedeniyle oluşabilecek arızalara müdahale etmek üzere yeterli ekip ve teknik personel hazır bekletiliyor mu?
Bu soruların yanıtlanması gerekiyor.
Bir de şu konunun altını çizmekte fayda var: Elektrik dağıtımı ve şebeke kaynaklı kesintiler SEDAŞ'ın sorumluluk alanındadır. SEPAŞ ise elektrik tedariki ve perakende satış hizmetlerini yürütmektedir. Dolayısıyla dağıtım altyapısı ve planlı kesinti konusundaki soruların muhatabı öncelikle SEDAŞ'tır.
KOCAELİ'NİN İHTİYACI AÇIKLAMA DEĞİL, KALICI ÇÖZÜM!
Kocaeli artık her yağmurun ardından aynı açıklamaları dinlemek istemiyor. Vatandaş, yaşadığı mağduriyetin nedenini öğrenmek kadar bir sonraki yağmurda aynı sorunları yaşamamayı da istiyor.
Belediyelerden altyapı ve yağmur suyu yönetimi konusunda daha güçlü bir çalışma, ilgili kamu kurumlarından etkili koordinasyon, elektrik dağıtım şirketinden ise hava koşullarını ve vatandaşın ihtiyaçlarını gözeten bir planlama bekleniyor.
Kimse yağmur yağmasın demiyor. Ancak yağmur yağdığında şehir hayatının felç olmamasını, insanların evlerinde ve iş yerlerinde mağduriyet yaşamamasını istiyor.
Okulların tatil edildiği, vatandaşların tedbirli olmaya çağrıldığı bir günde elektrik kesintisi planlamasının neden hâlâ gündemde olduğunu da sormak en doğal hakkımız.
DERİNCELİNİN BİTMEYEN ÇİLESİ
Daha önce de köşeme taşıdığım bir diğer konu Derince'nin altyapı sorunu. Her şiddetli yağışta Derince Tüneli göle dönüyor, bitmeyen çalışmaların pisliği şiddetli yağmurla birleşince esnaf ve vatandaş çekilmez çilelerle boğuşuyor. Sahipsiz İlçemiz Derince hak ettiği değeri yıllardır göremiyor, büyük vizyon vaatleriyle göreve gelenler de alışılmış sistemsizliğin dışına çıkamıyor.
Kurumlar artık birbirine sorumluluk atmak yerine sorumluluklarını yerine getirmeli. Çünkü bu şehirde yaşayan insanlar her yağmurda aynı mağduriyeti yaşamak, her kesintide yeni bir sorunla karşılaşmak zorunda değil.
Kıymetli Yöneticiler her yağmurda sarı yağmurluk ve çizmeyle poz vererek ''caka'' satmak bu şehrin sorunlarına çözüm olmuyor. Vatandaş artık ''gerçek'' hizmet bekliyor. Sosyal medyadan, hazır şablonlarla yaptırılan haberlerden ötesine geçmeniz lazım aksi halde sandık sizi üzer!
Kocaeli'nin ihtiyacı yeni mazeretler değil, çalışan altyapı, doğru planlama ve hesap verebilir kurumlardır.
Emir İhsan Kam
15.10.2026

